Yazı Detayı
24 Mayıs 2021 - Pazartesi 10:40 Bu yazı 1941 kez okundu
 
KAMU ALIM İHALELERİNDE (4734) REFORM ÇALIŞMALARI -2-
Yusuf YOGUN
yusufyogun@gmail.com
 
 

       Kamu İhale Kurumunun hazırlamış olduğu taslak metnin başta gerekçeleri olmak üzere bazı konularına bir önceki yazıda değinmiştim. Kurum tarafından yapılması planlanan değişiklikleri ihtiva eden teknik çalışma dokümanı incelendiğinde kırk dan fazla madde de değişikliğin söz konusu olduğunu görüyoruz. Bu maddelerdeki değişikliklerin neler olduğuna kısa kısa bakalım.

 

       4734 sayılı Kanununun “Kapsam” başlıklı 2 inci maddesinin b, d, e bentlerinin mülga edilmiş ve c bendine ise DMO Genel Müdürlüğü ibaresi eklenildiğini görüyoruz. Burada ki değişiklik ile yapılmak istenenin Kamu İktisadi Teşebbüslerinin yapmış oldukları alımların “Sektörel Kamu Alımları Kanunu” adı altında mevcut Kanuna yerleştirilmesi işlemi olduğu anlaşılıyor. Sektörel Kamu Alımlarına ilişkin daha detaylı bilgileri daha sonra paylaşacağım.

 

       Kanununun, “İstisnalar” başlıklı 3 üncü maddesi bilindiği üzere ceza ve yasaklama hükümleri hariç Kanundan istisna tutulan alımlar bu maddede düzenlenmişti. Teknik çalışma dokümanı incelendiğinde bu bölüme ilişkin bazı maddelerin birleştirildiği görülmektedir. Burada istisnaların kapsamının daraltıldığını ifade etmek yanlış olacaktır. Birçok istisna maddesinin aslında birleştirilmiş olduğunu ve yine bu madde kapsamında yapılacak alımlara ilişkin usul ve esasları hangi idarelerin belirleyeceği belirlenmiştir. Yıllardır AB direktifleri ile eleştiri konusu edilen istisnaların kapsamının madde sayısı olarak en azından azaltıldığı görülmektedir. Tabi ki bazı özel alanlar için istisnaların getirilmesi her ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de olması gayet normal bir durumdur. Diğer ülkeler ile kıyaslamaktan ziyade temel bir bakış açısı olarak ifade etmek isterim ki istisnaların kapsamının olabildiğince dar tutulması elzemdir. Süreç içerisinde kapsamın her defasında genişletildiği ve yeni yeni alanların açıldığı görülmektedir.

 

       Kanununun “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesi içerisinde tanımlanan bazı terimlere eklemeler yapıldığı görülmektedir. Bunun temel nedeninin ise Kanuna eklenmek istenen “Yenilikçi İşbirliği Usulü” ile “Sertifikasyon Sistemi” düzenlemelerinde ki yeterlilik tanımı gibi metinlerin tanımlar içerisine yerleştirilme işlemidir. Kaldı ki, yapılacak düzenlemeler sonrası bu tür düzenlemeler yapılması uyum açısından zaruridir.

 

       Kanununun “İhaleye katılımda yeterlilik kuralları” başlıklı 10 uncu maddesinin a/1 bendinde yapılan düzenleme ile istenen belgelerin sadece bankalardan değil diğer kurumlardan da getirilebilmesinin önü açıldığı görülmektedir.

 

       Kanununun “İhaleye katılamayacak olanlar” başlıklı 11 inci maddesinin (a) bendinin genişletildiği görülmektedir. Bu bölüme belgelerde sahteciliğin, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, insan ticareti, terörizmin finansmanı gibi ifadelerin yerleştirildiği görülmektedir. Bu değişikliğin günümüz koşullarına uygun hale getirildiğini ve son derece yerinde olduğunu ifade etmem gerekiyor. Aynı zamanda geçici teminatın gelir kaydedileceğine dair metin bu kısımdan çıkarılarak 17 nci maddeye eklendiğini görmekteyiz.

 

       Kanununun “İhale İlan Süreleri ve Kuralları ile ön ilan” başlıklı 13 üncü maddesinin (a) fıkrası içerisinde yaklaşık maliyeti eşik değere eşit veya bu değerin üstünde kalan ihaleler için Belli istekliler arasında ihale usulü ile yapılacak olanların ön ilanları 14 günden 15 güne çıkarılmak istenmektedir. Aynı fıkranın sonuna eklenen “İdare tarafından önceden öngörülmesi mümkün olmayan nedenlerle ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda kırk ve yirmibeş günlük süreler onbeş güne indirilebilir.” şeklinde bir madde eklenmiştir. Bu metnin maddeye eklenmesinin olumlu yönlerini anlamak zor olmasa da İdareler tarafından bu durumun suiistimal edileceğini öngörmek zor olmasa gerekir. Bu konuda özellikle Kanunun 21/b maddesinin İdareler tarafından ne şekilde suistimal edildiği ortada iken bu metin ile de aynı durumun oluşabileceğini düşünmekteyim. Kanunun 13 üncü maddesinin (b) fıkrası içerisinde, yaklaşık maliyeti eşik değerin altında kalan ihaleler için öngörülen 7, 14 ve 21 günlük sürelerin sırasıyla 5, 10 ve 15 güne indirildiği görülmektedir. Aynı maddeye Yenilikçi işbirliği usulü ile yapılacak ihalelerdeki ilan süresinin 25 gün olarak düzenlendiği görülmektedir. Yaklaşık maliyeti eşik değerin altında kalan ihaleler için öngörülen sürelerin kısaltılması idareler tarafından olumlu karşılanacağını düşünüyorum. Burada ki sürelerin kısalması ile birlikte itiraz süreçlerinde ki duruma ilişkin sorular akıllara gelmektedir. Bununla ilgili olarak taslak çalışmada itiraz süreçlerine ilişkin köklü değişiklerin düşünüldüğünü hatta bu köklü değişiklikler ile birlikte Kanununa yeni terimlerin ekleneceğini belirtmek istiyorum. Örneğin, eğer taslak metin bu şekliyle yürürlüğe girdiği takdirde, örneğin “Başvuru Teminatı” ifadesini sıkça duyuyor olacağız.

 

       Kanununun “Ortak Girişimler” başlıklı 14 üncü maddesinin sonuna eklenen metin ile bundan sonra İdarelere, ortak girişim ortaklarının sayısını belirleme yetkisi tanınmak istendiğini görüyoruz. Bu metin ile amaçlananın fazla ortak sayısının yarattığı sıkıntıların ortadan kaldırılması olarak görülse de İdari keyfiyetin önüne geçilmesi için düzenlemenin eksik kaldığını düşünmekteyim. Zira bazı idarelerin ortak girişim sayısını minimum seviyeye çekerek rekabeti engelleyici bir durum içinde olabileceğini düşünüyorum.

 

       Kanununun “Yasak fiil ve davranışlar” başlıklı 17 nci maddesinde de düzenlemelerin yapıldığını görüyoruz. Bu madde ye eklenen (f) bendi ile istekliler tarafından beyan edilen bilgileri tevsik eden belgelerden elektronik ortamda temin veya teyit edilemeyenlerin, idarenin talebi üzerine sunulmamasına karşın uygulanacak yaptırım açıkça belirtilmiştir. Maddenin sonuna yasak fiil veya davranışlarda bulunanlara ilişkin olarak geçici teminatın gelir kaydedileceği ve Kanunun dördüncü kısmında yer alan hükümlerin uygulanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu alanda yapılan bu düzenlemenin gayet yerinde olduğunu görüyorum. Çünkü özellikle tevsik edilemeyen belgelerin İdareler tarafından istenmesi durumunda yaşananların keyfiyetten uzak basiretli tacirleri korumaya ilişkin bir hal alması gerekmekteydi.

 

       Kanununun “Uygulanacak İhale Usulleri” başlıklı 18 inci maddesine daha öncede bahsetmiş olduğum yenilikçi işbirliği usulünün eklendiği görülmektedir. Son haliyle;

  1. Açık İhale Usulü
  2. Belli İstekliler Arasında İhale Ussülü,
  3. Pazarlık Usulü
  4. Mülga
  5. Yenilikçi İşbirliği Usulü

Çalışma dokümanında bu düzenlemeye ilişkin oluşturulan gerekçeye bakıldığında, yenilikçi nitelikteki alımların istekliler ile işbirliği yapılmak suretiyle gerçekleştirilebilmesi amacıyla ve AB direktiflerinde de düzenlenen bu usulün kanuna eklendiği belirtilmiştir.

 

       Kanununun “Belli İstekliler Arasında İhale Usulü” başlıklı 20 nci maddesinin sonuna uzunca bir metnin yerleştirilmiş olduğu görülüyor. Burada yapılan değişiklik kısaca ön yeterlilik başvuruları ile fiyat tekliflerinin ayrı zarflarda eş zamanlı sunulmasından ibaret. Açıkçası yapılan bu değişikliği yerinde görüyorum çünkü yapılan bu değişiklik ile daha kısa bir zamanda ihalenin neticelenmesi sağlanmış olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus ise bunun ihale dokümanında belirtilmiş olma zorunluluğudur.

 

       Kanununun “Pazarlık Usulü” başlıklı 21/a maddesinde yapılan düzenleme ile daha önceden “teklif çıkmaması” kısmını “geçerli teklif çıkmaması” şeklinde bir değişikliğe gidilmiştir. Bu değişiklik ile maalesef yine bazı ihalelerin suiistimallere açık bir hale getirildiğini düşünmekteyim. Tabi ki bu düzenlemenin idareler tarafından ne şekilde farklı uygulamalara konu edileceğini hep birlikte süreç içerisinde görmüş olacağız. Aynı madde içerisinde ki 21/b maddesinde ise daha detaylı bir çalışmanın yapıldığını görmekteyiz. 21/b maddesinin kendi içerisinde iki madde halinde ayrıldığını görüyoruz. Bu maddeler;

“b)İhalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması durumda, ivediliği doğuran halin giderilmesi amacıyla sınırlı olarak;

1)Doğal afetler, salgın hastalıklar, can ve mal kaybı tehlikesigibi ani, ve beklenmeyen olayların ortaya çıkması üzerine yapılacak mal veya hizmet alımları ile yapım işleri,

2)İdarenin kusurundan kaynaklanmayan ve önceden öngörülmesi mümkün olmayan durumların ortaya çıkması üzerine yapılacak mal veya hizmet alımları.” olarak bir düzenleme planlanmıştır.

Her ne kadar madde gerekçesinde sınırlayıcı bir yaklaşım ile kanunun aslına döndürülmesi amaçlandıysa da süreç içerisinde idareler tarafından söz konusu maddenin ne şekilde esnetileceğine hep birlikte şahitlik edeceğiz. Bunun anlamı, idarelerin bu madde kapsamı içerisinde olmayan alımları zorlama yorumlar ile esnetmeleri ve bu usulü kullanmak istemeleridir. Burada Kuruma bir denetim yükümlülüğü getirilmesinin uygun olacağını düşünmekteyim.

 

       Yapılması planlanan değişiklikler o kadar çok ki buraya kadarlık kısım üzerinde genel bir değerlendirme yapmak gerekirse, bazı düzenlemelerin olumlu sonuçlarının olacağını düşünmekle birlikte daha keskin ve net bir biçimde sınırların çizilmesi gerektiğini düşünüyorum. Örneğin, Kanunun 21 inci maddesine ilişkin yapılan düzenlemelerin daha kısıtlayıcı olması gerekirdi. İlan sürelerinin kısaltılması birçok idareyi memnun edecektir. Bu taslak çalışmanın son halini hep birlikte göreceğiz. Bundan sonraki yazımda ise yine taslak metinde yer alan ve yapılması planlanan diğer değişiklikleri sizlerle paylaşacağım. Saygılarımla…

 

Yusuf YOGUN

Teknik Öğretmen

 
Etiketler: KAMU, ALIM, İHALELERİNDE, (4734), REFORM, ÇALIŞMALARI, -2-,
Yorumlar
Haber Yazılımı