Haber Detayı
13 Mart 2021 - Cumartesi 10:50 Bu haber 2118 kez okundu
 
Adli sicil kaydı silinen şirket ortağı ihalelere katılabilir mi?
Karar No : 2021/UH.I-523
DİĞER KARARLAR Haberi
Adli sicil kaydı silinen şirket ortağı ihalelere katılabilir mi?

itirazen şikâyete konu ihalede ihale komisyonu tarafından şirket ortağı Ali Candan’ın arşiv kaydı bulunması sebebiyle tekliflerinin değerlendirme dışı bırakıldığı, adli sicil kaydına göre adli sicil arşiv kaydı dahi bulunmayan ve haklarında derdest soruşturması/kovuşturması olmayan şirket ortağı hakkında ihale komisyonu tarafından UYAP ortamında yapılan sorgulama yeterli görülmeyerek Kaçakçılık, İstihbarat ve Harekat Bilgi Toplama Daire Başkanlığı nezdinde de sorgulamanın yapıldığı, söz konusu sorgulama sonucu gerekçe gösterilerek şirketlerinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılamayacağı, zira Ali Candan’ın bahse konu suçun cezasını 2003 yılında tamamladığı ve Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce tutulan sicilden de sildirdiği, adli sicil kaydına göre sabıkasız olan birinin, istihbarat biriminin yıllar önce işlenmiş, infaz edilmiş ve adli sicilden silinmiş bir suç nedeniyle tutmuş olduğu kayıtlara istinaden kamu ihalelerine girmemesinin Anayasa ile güvence altına alınmış olan çalışma ve sözleşme hürriyetinin ihlaline neden olacağı iddialarına yer verilmiştir.

 

Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir.

 

T.C. Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38’inci maddesinin üçüncü fıkrasında; “Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.” hükmü,

 

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi” başlıklı 2’nci maddesinde “(1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.

(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.

(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.” hükmü,

 

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “İhaleye katılamayacak olanlar” başlıklı 11’inci maddesinde “Aşağıda sayılanlar doğrudan veya dolaylı veya alt yüklenici olarak, kendileri veya başkaları adına hiçbir şekilde ihalelere katılamazlar:

a) Bu Kanun ve diğer kanunlardaki hükümler gereğince geçici veya sürekli olarak idarelerce veya mahkeme kararıyla kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmış olanlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan veya örgütlü suçlardan veyahut kendi ülkesinde ya da yabancı bir ülkede kamu görevlilerine rüşvet verme suçundan dolayı hükümlü bulunanlar.

            …

Bu yasaklara rağmen ihaleye katılan istekliler ihale dışı bırakılarak geçici teminatları gelir kaydedilir. Ayrıca, bu durumun tekliflerin değerlendirmesi aşamasında tespit edilememesi nedeniyle bunlardan biri üzerine ihale yapılmışsa, teminatı gelir kaydedilerek ihale iptal edilir.” hükmü,

 

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun “Adlî sicil bilgilerinin silinmesi” başlıklı 9’uncu maddesinde “(1) Adlî sicildeki bilgiler;

a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,

b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,

c) Ceza zamanaşımının dolması,

d) Genel af,

 Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.

(2) Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir.

(3) Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir.” hükmü,

 

Anılan Kanun’un “Adlî sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi” başlıklı 12’nci maddesinde “(1) Arşiv bilgileri;

a) İlgilinin ölümü üzerine,

b) Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren;

1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle,

2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle,

c) Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle, tamamen silinir.

(2) Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen silinir.

(3) Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir.

(4) Akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kayıtlar, infazının tamamlanmasıyla tamamen silinir.” hükmü,

 

Aynı Kanun’un “Yasaklanmış hakların geri verilmesi” başlıklı 13/A maddesinde “(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla,

a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması,

b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması,

gerekir.

(2) Mahkûm olunan cezanın infazına genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukukî nedenle son verilmiş olması halinde, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilmesi için, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi gerekir. Ancak, bu süre kişinin mahkûm olduğu hapis cezasına üç yıl eklenmek suretiyle bulunacak süreden az olamaz.

(3) Yasaklanmış hakların geri verilmesi için, hükümlünün veya vekilinin talebi üzerine, hükmü veren mahkemenin veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemenin karar vermesi gerekir.

(4) Mahkeme bu husustaki kararını, dosya üzerinde inceleme yaparak ya da Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir.

(5) Yasaklanmış hakların geri verilmesi talebi üzerine mahkemenin verdiği karara karşı, hükümle ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen kanun yoluna başvurulabilir.

(6) Yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi halinde, adlî sicil arşivine kaydedilir.

(7) Yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna başvurulması nedeniyle oluşan bütün masraflar hükümlü tarafından karşılanır.” hükmü,

 

“Komisyon” başlıklı 14’üncü maddesinde “(1) Adlî sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesiyle ilgili kararları almak ve kanunla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün teklifi ve Bakan onayı ile üç hâkimden oluşan bir komisyon kurulur.” hükmü,

 

Geçici 2’nci maddesinde “(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.

(2) Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır.

(3) İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir.” hükmü bulunmaktadır.

 

Midyat Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından 19.11.2020 tarihinde yapılan “Midyat İlçesi 18 Mahallesinde Numarataj Uygulamaları Kayıt ve Harita İşlemleri, Levhalama ve Dijital Ortama Aktarma Hizmet İşi”ne ilişkin ihaleye 4 isteklinin katıldığı, ihale komisyonu tarafından isteklilerce e-teklif kapsamında sunulan yeterlik bilgileri tablosunda beyan edilen bilgi ve belgelerin incelenerek 19.11.2020 onay tarihli ihale komisyonu kararının alındığı, söz konusu kararda Kadersan Rek. Ajans. End. Mak. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından teklif dosyası kapsamında sunulan iş deneyim belgesinin ihale konusu iş veya benzer işe uygun olmaması sebebiyle teklifinin değerlendirme dışı bırakıldığı, ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi olarak başvuru sahibi Ach İnş. Tem. Kırt. Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin, ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi olarak ise Erhan Rekl. ve Matbaa. Tanıt.  Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin belirlendiği görülmüştür.

 

İdarece 26.11.2020 onay tarihli yeni bir ihale komisyonu kararının alındığı, söz konusu kararda Ach İnş. Tem. Kırt. Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin ortağı Ali Candan’ın 1991 yılında terör örgütü üyesi olmak suçundan yargılandığı, şikâyete konu ihalenin adres numarataj bilgi sistemi olması sebebiyle güvenlik gerekçesiyle anılan isteklinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına karar verildiği, idarece ihalenin iptal edilmediği ve ihale sürecine devam edilerek ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi olarak Erhan Rekl. ve Matbaa. Tanıt.  Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin belirlendiği anlaşılmıştır.

 

Başvuru sahibi tarafından şikâyet dilekçesinin ekinde şirket ortaklarından Ali Candan’ın 02.12.2020 tarihli adli sicil sorgulama sonuç belgesine yer verildiği, söz konusu belgenin “https://www.turkiye.gov.tr/belge-dogrulama” adresinden teyidinin yapılması sonucunda belgede “Yukarıda kimlik bilgileri bulunan şahsın adli sicil kaydı yoktur.” ve “Yukarıda kimlik bilgileri bulunan şahsın adli sicil arşiv kaydı yoktur.” ibarelerinin yer aldığının görüldüğü, ayrıca idare tarafından 20.11.2020 tarihinde EKAP üzerinden yapılan sorgulamada da Ali Candan’ın adli sicil kaydının bulunmadığı bilgisine yer verildiği anlaşılmıştır.

 

03.02.2021 tarihli ve E.2021/2106 sayılı yazı ile Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünden Ali Candan hakkında memnu hakların iadesi kararının alınıp alınmadığı, iade kararı alınmasının kişinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 11’inci maddesinin (a) bendinde yer alan ihalelere katılma yasağını ortadan kaldırıp kaldırmayacağı ve terör suçundan mahkumiyetin kişiye ihalelere katılma konusunda süresiz hak yoksunluğu oluşturup oluşturmadığı hususunda bilgi ve belge talep edilmiş, Genel Müdürlüğün 12.02.2021 tarihli ve 10173 sayılı cevabi yazısında “Ali Candan hakkında, ilgi yazınız ve eki evrak incelenmiş olup;

Adı geçenin söz konusu kaydının, yasal şartlarının oluşması nedeniyle, 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 14 ve geçici 2. maddeleri uyarınca silindiği,

Bu bağlamda, 22/05/2005 tarihli ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun ilgili hükümleri doğrultusunda yasal şartlarının oluşması nedeniyle adlî sicilden silinen mahkûmiyetlere ilişkin bilginin arşiv kaydı olarak verildiği; ilgili mevzuat hükümleri gereği yasal şartlarının oluşması nedeniyle arşiv kaydından da silinmiş bulunan kayıtların ise, herhangi bir hukukî sonuç doğurmayacağı ve tamamen silinmiş bulundukları için de verilememekte olduğu, yapılacak işlemlerde güncel adlî sicil sorgusuna itibar edilmesi gerektiği, ilgilinin bildirilen kimlik bilgilerine göre elde edilen en son adlî sicil sorgulama sonucunun yazımız ekinde gönderildiği,

Ayrıca, adı geçenin söz konusu kaydına ilişkin olarak Genel Müdürlüğümüze intikal eden yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin bir kararın bulunmadığı, ihalelere katılma konusunda, süresiz "hak yoksunluğu" kavramına ilişkin, gerekli takdir ve değerlendirmenin Kurumunuz Hukuk Birimine ait olduğu hususlarında,” ifadelerine yer verilmiştir. Ayrıca yazının ekinde Ali Candan’ın adli sicil sorgulama sonucuna yer verildiği, anılan belgede “Yukarıda kimlik bilgileri bulunan kişinin adli sicil kaydı yoktur.” ve “Yukarıda kimlik bilgileri bulunan kişinin adli sicil arşiv kaydı yoktur.” ibarelerinin yer aldığı görülmüştür.

 

Yargılanan kişinin hükümlü sayılabilmesi için hakkındaki mahkûmiyete ilişkin kararın kesinleşmiş olması gerekmekte ve isteklilerin yargı kararıyla hüküm giyip giymediklerinin tespitinde, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerden alınacak adli sicil bilgilerini içeren belge esas alınmaktadır.

 

Adli sicil, adli sabıkaların belgelenmesi ve güvenilir bir şekilde kayıt ve saklanması amacıyla kurulan sistemdir.

 

Yukarıda yer verilen 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun 9’uncu maddesi hükümlerine göre, adlî sicildeki bilgilerin “cezanın veya güvenlik tedbirinin” infazının tamamlanması halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek arşiv kaydına alınacağı, arşiv kaydına alınacak durumların da genel olarak cezanın ortadan kalkmasını gerektiren durumlar olduğu anlaşılmaktadır.

 

4734 sayılı Kanunun 11’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan veya örgütlü suçlardan dolayı hükümlü bulunanların ihalelere katılamayacağı ifade edilmiştir.

 

Türk Ceza Kanununda yer alan suç ve cezaların kanuniliği ilkesi gereğince, 4734 sayılı Kanunda yer alan herhangi bir idari yaptırımın geniş yorumlanması mümkün bulunmamaktadır.  

 

Bu kapsamda Ali Candan hakkındaki mahkumiyet kaydının yasal şartlarının oluşması nedeniyle, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 14’üncü ve Geçici 2’nci maddeleri uyarınca silindiği, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün 12.02.2021 tarihli ve 10173 sayılı yazısında da belirtildiği üzere arşiv kaydından silinmiş bulunan kayıtların herhangi bir hukukî sonuç doğurmayacağı, yapılacak işlemlerde güncel adlî sicil sorgusuna itibar edilmesi gerektiği anlaşıldığından başvuru sahibinin iddialarının yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Kaynak: (İdare) - İdare Mahkemesi Kararlari Editör: Fatma KARAGÖZ
Yorumlar
Haber Yazılımı